20 Kasım 2012 Salı

Denemenin Ne Zararı Var?

Dino
    Orhan Gencebay ne güzel söylemiş "Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni" diye. Aslında beraberinde büyük bir hoş görüyü de  getiren bu kısa cümle, içinde çok şey barındırıyor. Hepimiz yaradılışımız gereği hatalarımız ve kusurlarımızla varız.  Abidin Dino Fransa yıllarında ünlü ressam Chagall ile görüşüyormuş. Chagall bu görüşmelerinin birisinde ayağa kalkıp aksak aksak yürümeye başlamış. Bir süre sonra Abidin Dinoya dönerek; bak Abidin sen topal olsan böyle yürürdün, ben topal olsam böyle yürüdüm diyerek taklitlerini yapmış. Arkasında bizi biz yapan kusurlarımızdır diyerek olayı özetlemiş. Anılarında böyle anlatıyor Abidin Dino. Hepimizin birey olarak tek tek kusuru olduğu gibi, insan olmamızdan ileri gelen ve kusur sayılabilecek özelliklerimiz de var kuşkusuz.   

Chagall
   Şöyle kendime ve çevreme baktığım zaman gördüğüm şey biriktiriciliğimiz. Bu aynı zamanda bizi diğer canlılardan ayıran en önemli farklarımızdan. Akıllı varlık olmamız burada bizi açmaza sokuyor. Şimdi kendi yiyeceği dışında ve dikkat edin fazlası değil, yiyeceği kadarı dışında barınağında bir şey biriktiren  canlı biliyor musunuz. Doğduğumuzdan itibaren sürekli bir şeyler biriktirme çabası içerisindeyiz. Aşırı biriktirme doğal olarak tüketimi de beraberinde getiriyor. Hızlı tüketim ve kontrolsüz üretim bir süre sonra doğal dengeyi her açıdan bozmaya başlıyor. Sizde var olan aynı üç beş eşyanın hiç birisine sahip olmayan insanlarda çoğalmaya başlıyor. Bir zaman sonra alt ve üst tabakalar arasında uçurumda açılıyor.  Mahatma Gandi'nin dediği gibi "basit yaşa ki, başkaları da varolabilsin ". Uygulaması zorda olsa işin felsefesi bu.

        Bahsettiğim tüketim çılgınlığına ben  "çağımızın sosyal obezitesi" diyorum. Toplu halde yapıyoruz ve etkileşiyoruz. Bu obeziteden kurtulmakta diğer obezite gibi değil. Koşarak geçmiyor. Başa çıkmanın yolu bugün bazı kentlerde gördüğümüz ve bizimde ailece sık sık ziyaret ettiğimiz "giymiyorsan giydir, okumuyorsan okut, kullanmıyorsan kullandır" gibi temalarla bize ulaşan sivil toplum örgütlerine destek verilmesi. Bu yolla en azından başkalarını yaşamlarını da kolaylaştırmış oluyorsunuz. Böylece üretim ve tüketim belli bir dengeye oturuyor küçük bir modelle de olsa. Çevrenize bakıp, sizden başkalarının da yaşam hakkı olduğunu ve sizin ulaştığınız temel ve basit ihtiyaçlarının karşılamanın onların için çok zor olduğunu fark edin. Sizi diyete davet ediyorum. Sosyal obezete diyetine.